Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
21 tane "uzay" etiketli yazı bulundu (sayfa 1)"uzay" tagli diger ogeler resimler, videolar

En küçük gezegen bulundu

En küçük gezegen bulundu
Güneş Sisteminin dışında şu ana kadar bilinen en küçük gezegen keşfedildi.
"Ciel et Espace" dergisinin internet sitesindeki haberde, yer kütlenin 3 katından biraz küçük olan gezegenin, arka plandaki bir yıldızdan gelen ışık sayesinde tespit edildiği belirtildi.

Habere göre gezegen geçen yaz tespit edildi, ancak ABD'nin İndiana eyaletindeki Notre Dame Üniversitesinden David Bennett liderliğindeki uluslararası bilim adamlarından oluşan ekibin gezegenin özelliklerini saptaması uzun zaman aldı.

"MOA-2007-BLG-192-Lb" adı verilen gezegenin, Güneş Sistemi dışında bulunan Dünya'ya en çok benzeyen gezegen olduğu belirtildi. "MOA-2007-BLG-192-Lb"den önce bilinen en küçük gezegen, yer kütlenin 5 katı büyüklüğündeydi.

Gezegenin, ''kahverengi cüce'' olarak adlandırılan soğumuş yıldızlardan olduğu sanılan Güneş'ten 20 kat küçük bir yıldızın çevresinde döndüğü ve gezegenin ısısının eksi 250 derece olduğu tahmin ediliyor.

Bilim adamları, bu gezegenin Güneş Sistemi'nden yaklaşık 3 bin 500 ışık yılı uzakta olduğunu sanıyorlar.

Dünyanın tek uydusu Ay mı?

Dünyanın tek uydusu ay mı?

Bilimadamlarına göre, dünyanın bundan milyarlarca yıl öncesinde başka uydularıda varmış.
Bilimadamları, Dünya ve Ay’ın birbirine karşı çekimlerinin tam dengede olduğu Lagrangian noktalarında, milyonlarca yıl önce küçük uyduların bulunduğu ihtimalini konuşuyor. Bu noktalara takılan ve adına Truva uyduları denen cisimler, başka bir kuvvetin etkisi olmazsa, sonsuza kadar sabit durabiliyor.

Bilimadamları, Ay’ın, bundan 4.5 milyar yıl önce, Dünya’ya Mars büyüklüğünde bir cismin çarpması sonucu oluştuğunu düşünüyor.

California’da bulunan NASA Ames Araştırma Merkezi görevlilerinden Jack Lissauer, bu çarpışmanın sonucu olarak etrafa saçılan parçaların Lagrangian noktalarına takılmış olabileceğini söylüyor; Truva uydularının yörüngede 100 milyon yıl kadar kalmış olabileceğini de ekliyor.

Lissauer, diğer gezegenlerin çekim güçlerinin Dünya’nın yörüngesinde yarattığı denge değişikliği sebebiyle, Truva uydularının da zamanla uzay boşluğunda başka alanlara sürüklenmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Diğer gezegenlerin etkisi çok küçük olsa da, Dünya yörüngesinin şeklini değiştirmeye yettiği, bunun da Güneş’in uydular üzerindeki çekimini etkilediği biliniyor.

Kanada’daki British Columbia Üniversitesi astrofizikçilerinden Matija Cuk da, küçük asteroit boyutlarındaki cisimlerin, Truva uyduları kadar uzun bir süre yörüngede kalmış olabileceklerini ve bu “kayıp Ay’ların” Dünya etrafında, milyarlarca yıl dönmüş olabileceğini söylüyor.

Discovery fırlatma rampasında

Discovery fırlatma rampasında
Uzay mekiği Discovery için geri sayım başladı. Fırlatma rampasına geldi.
Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi'nin (NASA) 31 mayısta uzaya göndereceği Discovery mekiği, hafta sonunda Florida'daki Kennedy Uzay Merkezi'nin rampasına getirildi.

NASA yetkilileri, tecrübeli astronot Mark Kelly'nin komutasındaki 7 kişilik Discovery mürettebatının, STS-124 numaralı bu seferle Uluslararası Uzay İstasyonu'na (UUİ) Japon bilim modülü Kibo'nun ana bölümünün montajını yapacaklarını belirttiler.

Discovery mürettebatının bu görevleri sırasında 3 uzay yürüyüşü yapmaları planlanıyor.

Mavi güneş şaşırttı, bilim adamları suskun

Mısır'da piramitlerin etrafındaki güvenlik kameraları, 14 Aralık 2006'da saat 16.47'ten başlayan garip bir olayı kaydetti. Güneş, yaklaşık 15 dakika boyunca maviye döndü.
 
 

Fizikçiler bu garip olayı inceledi ve bir rapor hazırladı. Hazırlanan raporda şu ifadeler yer aldı:

Güvenlik kamerası tarafından kaydedilen ve ilk kez belgelenmiş olan 'mavi güneş olayı', tarihi kayıtlara göre, bugüne kadar sadece 5 kez yaşandı.

En son 'mavi güneş olayı' 1950'de İskoçya'nın Edinburg kentinde meydana geldi.

Ancak bilim adamları yazılı raporlarında, olayın nedenini yazmadılar.

Bazı bilim adamları "mavi güneş olayının" havadaki kirliliğe bağlı olduğunu savunuyor.

Ancak bir başka grup bilim adamı, da bu tezi "1950'lerde bu denli bir hava kirliliği yoktu. Aynı oranda kirlilik yoksa, olay nasıl aynı şekilde gerçekleşebilir?" diyerek tartışmayı sürdürüyor.

11 milyar yıllık galaksiler

11 milyar yıllık galaksiler


Astronomlar 11 milyar yaşındaki galaksileri gözlemledi.

Hubble teleskobu ile gözlem yapan astronomlar, evrenin büyük olasılıkla çok sayıda yıldızla kaplı olduğu genç dönemlerinden kalma 9 yeni galaksi keşfetti.

ABD’nin Yale Üniversitesinde yapılan gözlemde tespit edilen ve 11 milyar ışık yılı uzakta bulunan, diğer deyişle gök bilimcilerin galaksilerin 11 milyar yıl önceki ışıklarına baktıkları 9 galaksi (gökada), evrenin 3 milyar yaşından daha genç olduğu döneme ait.

KÜTLESİ GÜNEŞ'İN 200 MİLYAR KATI

Yeni gözlenen galaksilerin her birinin kütlesinin Güneş’in 200 milyar katı ve 5 bin ışık yılı genişliğinde olduğunu belirten astronomlar, Samanyolu galaksisinin ise Güneş’in 3 milyon katı kütlesi bulunduğunu ve şu anda 100 bin ışık yılı genişliğinde olduğunu kaydetti.

İNANILMAZ BİR HIZLA YILDIZ OLUŞTURUYORLAR

Bu galaksilerin inanılmaz bir hızla yıldız oluşturduklarını ve her birinin mevcut büyük galaksiler kadar yıldız içerdiğini belirten araştırmanın başındaki Pieter G. an Dokkum, şimdiye dek bu kadar uzakta böylesine sıkışık ve yoğun bir büyük galaksi gözlemlemediklerini söyledi.

11 MİLYAR YIL

Van Dokkum, bu galaksilerin 11 milyar yıl sonra çok değişmiş, en az 5 kez genişlemiş olmaları gerektiğini belirterek, "Diğer galaksilerle çarpışarak genişleyebilirler, ama bu çarpışmalar tam olarak bu genişlemenin yanıtı değil" diye konuştu.

KARANLIK MADDE

Van Dokkum, bu galaksilerin bu denli yoğun olmalarının bir nedeninin, genç evrende karanlık madde ile hidrojen gazının birbirleri arasındaki etkileşimi olabileceğini belirtti. Van Dokkum, evrenin kütlesinin büyük bölümünü oluşturan görünmez karanlık maddenin, teorik Big Bang patlamasından hemen sonra evrende düzensiz ve eşitsiz bir biçimde yayılmış olabileceği görüşünü dile getirdi.

SANİYEDE 500 KİLOMETRE HIZLA DÖNÜYOR

Teoriye göre, görünmez karanlık madde birikintisi içinde hapsolan hidrojen gazı, görünmez maddenin çekim girdabı içinde hızla dönerek büyük bir ivmeyle yıldızları oluşturmaya başladı. Astronomlar, bu galaksilerin kütlesi temelinde, yıldızların kendi galaktik diskleri etrafında saatte 890 bin ile 1 milyon mil (saniyede 400 ila 500 kilometre) hızla döndüklerini tahmin ediyor. Bugünün galaksilerinin yıldızları ise fiziksel yapı daha genişlediği için bu hızın yarısı kadar hızla dönüyor

Mars'taki sır çözüldü

Mars'taki sır çözüldü


Mars'taki kum tepelerinin nasıl oluştuğu sırrı uzun araştırmalar sonucu çözüldü.

Mars'taki kum tepeciklerinin nasıl oluştuğuna bilimadamları şimdiye kadar bir cevap veremiyorlardı. Ancak yapılan uzun araştırmalardan sonra Mars'taki kum tepeciklerinin nasıl oluştuğu ortaya çıktı.

Mars'ta rüzgarda kum tanecikleri dünyada olduğundan daha uzak yere savruluyor. Kum taneciklerinin bu savrulması sonucunda da tepecikler meydana geliyor.

Brezilya'nın Ceara Üniversitesi ve Zürih Teknik Yüksekokulu ortaklaşa yaptığı çalışmalarda Mars'taki şiddetli kum fırtınalarının nedenini araştırdı. Yapılan araştırmalarda fırtına esnasında kum taneciklerinin dünyadaki fırtınalara göre 10 misli daha uzağa savrulduğu sonucuna ulaşıldı. Bu durum da Kızıl Gezegen'de kum tepeciklerinin oluşmasına neden oluyor.

 

Uzayda müthiş operasyon

Uzayda müthiş operasyon


400 kilometre tepemizde dolaşan uzay istasyonu irtifa kaybetti. Müthiş bir operasyonla kurtarıldı.

Uluslararası Uzay İstasyonu'na (UUİ) ikmal yapmak üzere Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından 9 Mart'ta uzaya gönderilen "Jules Verne" adlı "Automated Transfer Vehicle" (ATV) uzay aracı, öngörüldüğü gibi İstasyonun yörüngesini başarıyla yükseltti.

Uzay aracının yapımcısı Astrium Space Transportation şirketinden yapılan açıklamada, 280 ton ağırlığındaki UUİ'nin yörüngesini 4.7 km yükseltmeye olanak tanıyan manevranın 13 dakika sürdüğü belirtildi.

Astrium Space Transportation şirketinin Genel Müdürü Alain Charmeau, bu başarının çok önemli bir gelişme olduğunu, zira, belli başlı görevlerinden birisi sürekli oyarak irtifa kaybeden İstasyon'u yükseltmek olan ATV'nin kapasitesini ispatladığını söyledi.

UZAY ATV'LERİ DÖNEMİ BAŞLIYOR

3 Nisan'da UUİ ile kenetlenen ve 5 aylı kenetli kaldıktan ve İstasyonun atıklarını aldıktan sonra Büyük Okyanus üzerinden atmosfere girerek parçalanacak bu ilk ATV'nin birinci görevi, UUİ'ye aralarında yakıt, içme suyu ve gıda gibi önemli yaşam maddelerinin bulunduğu 9 tonluk yükü teslim etmek.

UUİ'nin yörüngesinin düzenli olarak ayda bir kez yükseltilmesi gerekiyor. Bu işlem şimdiye dek Rus Progress veya Amerikan uzay mekiklerince yapılıyordu.

YÜKLE BİRLİKTE 17 TON ÇEKİYOR

Adını 19. yüzyıl Fransız yazarı Jules Verne'den alan ve taşıdığı yükle yaklaşık 17 ton çeken uzay aracı, taşıdığı yakıtın yarısını, irtifa kaybeden UUİ'nin yörüngesinin düzeltilmesi için kullandı.

Avrupa Uzay Ajansı (ESA), 10 Avrupa ülkesinden 30'dan fazla kuruluşun katılımı ve European Aeronautic, Defence and Space şirketinin liderliğinde 1998'den bu yana geliştirilmekte olan ATV uzay aracından, Amerikan uzay mekiklerinin emekliye ayrılacağı 2010 yılından itibaren, UUİ'nin Rus füzeleriyle ortaklaşa ikmali için dört adet daha göndermeyi planlıyor.

YOLUNU KENDİSİ BULUYOR

Avrupa'ya uzayı keşif alanında diğer ülkelerle rekabette önemli avantaj sağlayacak 10,3 metre uzunluğunda ve 4,5 metre çapında uzun bir silindir şeklindeki ATV'nin en önemli özelliği otomatik buluşma ve kenetlenme teknolojisi.

Yolunu kendisi bulabilen ve insan müdahalesi olmaksızın istasyonla kenetlenecek olan araç, ayrıca toplam 22 metre uzunluğunda 4 güneş paneline sahip bulunuyor.

HENÜZ BAŞLANGIÇ AŞAMASINDA

Avrupa'nın büyük umutlar beslediği ve gelecekte çok şey beklediği ve henüz başlangıç aşamasında bulunan ATV'nin gelecekte daha da geliştirilmesi ve bu sayede Avrupa'nın kendi bağımsız taşıma sistemini oluşturması bekleniyor.
Kontrol merkezi Fransa'nın Toulouse kentinde bulunan Avrupa uzay aracı, basınç kontrollü olduğundan gelecekte astronotların taşınmasına da olanak sağlıyor.

Şimdilik hiçbir ESA astronotu Amerikan uzay mekiği veya Rus Soyuz aracı olmaksızın yörüngeye veya UUİ'ye gidemiyor.

'İnsanlığın geleceği uzayda'

'İnsanlığın geleceği uzayda'
Ünlü İngiliz evrenbilimci Stephen Hawking insanların 30 yıl içinde Ay'da yaşayacağını söyledi.
İnsanlığın geleceğinin uzayı feth etmekten geçtiğini belirten ünlü fizikçi Hawking, "30 yıl içinde Ay'da insanların yaşamaya başlayacağından eminim" dedi.

Uzaydaki araştırmaların insanlığın gelecegini kökten değiştireceğini iddia eden Hawking, "İnsanlığın şu andaki durumunu 1492 yılında Amerika'yı keşfetmeye hazırlanan Avrupa'ya benzetiyorum" dedi.

Uzayın feth edilmesinin insanlığa cesaret, macera ruhu ve zenginlik getireceğini vurgulayan 62 yaşındaki ünlü fizikçi Stephen Hawking, "1492 yılında Kolombo Amerika'yı keşfetmek için gönderildiğinde, insanlar bu macerayı para israfı olarak değerlendiriyorlardı. Ancak yeni dünyanın keşfedilmesi eski dünyayı kökünden değiştirdi." şeklinde konuştu.

Uzaya Çıkan İlk Canlı!

50 yıl önce uzaya çıkan ilk canlı, Layka isimli bir sokak köpeğiydi...
"Layka" adı verilen sokak köpeği, bundan 50 yıl önce Sovyet kapsülüyle uzaya çıkan ilk "dünyalı" oldu ve insanoğluna yıldızlara giden yolu hayatı pahasına açtı.

SSCB, 1917 Ekim devriminin 40. yıl dönümünde Amerikalılardan üstün olduğunu göstermek için 3 Kasım 1957'de Sputnik-2 adlı yapay uyduyu, içindeki köpekle uzaya yolladı. Sovyetlerin amacı, canlı organizmanın uzay şartlarına dayanıp dayanamayacağını görmekti.

Moskova sokaklarında başıboş gezen köpeklerin arasından seçilen ve "Layka" adı takılan "fox terrier" cinsi dişi köpek, kalp ritmini, kan basıncını ve nefesini ölçecek sensörlerle donatılmış bir giysi giydirilerek uzay kapsülünde kameranın karşısına oturtuldu ve dönüşü olmayan bir yolculuğa uğurlandı.

Resmi açıklamalara göre, "Layka" 1600 km irtifada yörüngeye oturan kapsülde görevini hakkıyla yerine getirdi. Ancak hayvancağızın son demlerinin nasıl geçtiği belli değildi. Bazıları, köpeğin son yemine katılan zehirle huzur içinde sonsuz uykuya daldığını söylüyor, bazıları ise "Layka"nın kapsülde oksijen bittiği için öldüğünü iddia ediyordu. Velhasıl, "Layka"nın hayatının nasıl sona erdiği belli değildi.

"Layka"nın akıbetini öğrenmek için 45 yıl beklemek gerekti. 2002 yılında ABD'de düzenlenen bir uzay konferansında, o dönemdeki Sovyet uzay çalışmalarının önde gelen isimlerinden Dimitri Malaşenkov, "Layka"nın füzenin fırlatılışıyla ortaya çıkan rahatsızlık ve acılar sonucu birkaç saat içinde öldüğünü açıkladı. Müthiş gürültü ve sarsıntının serseme çevirdiği hayvanın kalbi yerinden fırlayacakmış gibi normalden üç kat fazla çarpıyordu... Neden sonra gürültü kesilip kapsül sessizliğe gömülünce "Layka" huzura kavuşmuştu, ama çok geçmeden
bu kez aşılması imkansız teknik problemler baş gösterecekti.

Kapsülün ısı kalkanı fırlatılış esnasında zarar görmüştü. 4 saat geçtikten sonra kapsül içindeki sıcaklık 15 derece olması gerekirken, 41 dereceye fırlamıştı ve termometrenin civası durmadan yükseliyordu. "Layka", uzay yolculuğuna başladıktan 5 saat sonra hiçbir hayat belirtisi vermiyordu.

Uzaya çıkan ilk canlı olarak tarihe geçen dişi köpeğe mezar olan kapsül, 14 Ağustos 1958'e kadar Dünya'nın tepesinde dolandı durdu ve nihayet o gün atmosferin yoğun katmanlarında yok oldu.

Uzay mekiğine ek kat çıktılar

Discovery uzay mekiğine eklenen mekanda astronotlar daha rahat edecek
Discovery uzay mekiğinin iki astronotu, Uluslararası Uzay İstasyonu’na yeni bir mekan ekledi. Astronotlar yeni modülü uzun süreli kalışları için kullanacaklar.

Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) gönderilen Discovery ekibi ‘Harmony’ adlı ek modülün çalışmasını tamamladı. İstasyona 2001’den bu yana eklenen ilk yaşam ve çalışma sahası olan Harmony, İtalya’da üretildi.

Ek modül, Discovery mekiğinin 7 kişilik mürettebatındaki İtalyan astronot Paolo Nespoli liderliğinde monte edildi. Harmony sayesinde uzay istasyonuna 73,6 metre küplük yeni bir alan daha sağlandı.

Modülün içinde mürettebat için yatakhane, astronotların spor yapabilmeleri için bir koşu bandı, boşluğu ve mekiğin kenetlenmesi için yeni bir kapı buluyor. Ay ve ötesine gitme planları çerçevesinde Uluslararası Uzay İstasyonu’nu astronotların uzun süreli kalışları için kullanmayı amaçlayan NASA ve ortakları, istasyonun inşasını 2010’a dek tamamlamayı planlıyor.