Dizüstü Bilgisayar İçin İpuçları
Yeni
dizüstü bilgisayar aldınız ancak bilgisayarlar hakkında çokta iyi
bilgilere sahip değilsiniz. Yakın zamanda sorun yaşayıp boşa para
harcamamanız için size altın değerinde 10 ipucu.
1- Sabit diskimi bölümlere ayırmalı mıyım?
Bazı
bilgisayar kullanıcıları sabit disklerini ilk aldıkları günkü gibi yani
tek bölüm olarak kullanırlar. Fakat herhangi bir sistem sorunu ya da
işletim sisteminde oluşabilecek bir hata sonucunda sabit disk
içerisindeki bütün önemli bilgiler büyük olasılıkla C: bölümünde kalır ve bu da geri dönüşümü oldukça zor bir hadisedir.
Dosyalarınıza yeniden ulaşmak için işletim sisteminize bakım yapmalı
ve
eğer bu bakım sonucunda herhangi bir sonuç alamazsanız da sabit
diskinizi kasanın içerisinden söküp diğer bir bilgisayara bağlamanız
gerekir. Ardından iki disk arasında dosya alış-verişinde bulunarak
kurtarmak istediğiniz dosyalara yeniden erişebilirsiniz. Ayrıca
kullanmakta olduğunuz bilgisayarın bir dizüstü bilgisayar olduğunu
düşünürsek sabit diski sökme işleminin bazı modeller dışında sadece
teknik servisler tarafından yapıldığını da hatırlatmak gerekiyor.
ve
eğer bu bakım sonucunda herhangi bir sonuç alamazsanız da sabit
diskinizi kasanın içerisinden söküp diğer bir bilgisayara bağlamanız
gerekir. Ardından iki disk arasında dosya alış-verişinde bulunarak
kurtarmak istediğiniz dosyalara yeniden erişebilirsiniz. Ayrıca
kullanmakta olduğunuz bilgisayarın bir dizüstü bilgisayar olduğunu
düşünürsek sabit diski sökme işleminin bazı modeller dışında sadece
teknik servisler tarafından yapıldığını da hatırlatmak gerekiyor.
Eğer
sabit diskinizi ikiye ayırmış ve önemli dosyalarınızı işletim
sisteminin kurulu olmadığı bölümde depolasaydınız bu durumla
karşılaşmayacaktınız. Günümüzde artık çoğu dizüstü bilgisayar 60 ya da
80 GB kapasiteye sahip disklerle beraber geliyorlar. Hal böyle olunca
ikiye ya da daha fazla bölüme ayırma işlemi için daha fazla alan
ayırabilirsiniz.
Peki
disk bölümleme işlemi nasıl yapılır? Bu işlemi dilerseniz üçüncü parti
yazılımlarla dilerseniz de Windows XP içinde yer alan bir araç
sayesinde gerçekleştirebilirsiniz. Öncelikle Bilgisayarım’a sağ tıklayın ve “Yönet” seçeneğini seçin. Ardından karşınıza gelecek olan “Bilgisayar Yönetimi” pencersinde “Depolama” kategorisinin altındaki “Disk Yönetimi" bölümüne
gelin. Burada sabit diskinizdeki bölümleri detaylarıyla beraber
görüntüleyebilir ve dilediğiniz kadar bölümler oluşturabilirsiniz.
2- Windows XP Home Edition mu yoksa Professional mi?
Bildiğiniz
gibi Windows XP’nin en yaygın olan sürümleri “Home Edition” ve
“Professional” olarak isimlendiriliyor. Peki üretici firma olan
Microsoft’un neden iki adet sürüm çıkarma ihtiyacı hissettiğini hiç
düşünmüş müydünüz? Cevap çok basit. Bilgisayarlarını ev ya da küçük
çaplı ofislerinde kullanan bilgisayar kullanıcılarına yönelik olan Home
Edition sistemi ilk bakıldığında Professional sürümle aynı gibi gözükse
de bünyesinde oldukça fazla değişim bulunuyor.
Bunlardan
ilki ve en göze çarpanı kesinlikle güvenlik politikası. Normal bir ev
kullanıcısı için erişebileceği kaynaklar fazla olmayacağından dolayı
Professional etiketi bulunan versiyonda güvenliğe daha fazla önem
verildiği ve bilgisayarı daha etkin kullanan kullanıcılara yönelik
olduğu belirtiliyor. Bundan dolayı güvenliğe daha önem veren
kullanıcılar ve büyük çaplı ofislerde Windows XP Professional işletim
sistemini kullanması gerekmekte.
Bütün
bunların dışında bilgisayarlarına dışardan erişmek isteyen
kullanıcıların da Professional versiyonu seçmesi gerekli. Çünkü “Uzak
Masaüstü Bağlantısı” sadece Professional sürümde bulunmakta. Ayrıca
Professional, Home Edition’a nazaran daha gelişmiş veri yedekleme ve
geri alma seçenekleri sunuyor.
3- F Klavye mi? Yoksa Q klavye mi?
Bilgisayar dünyasında bilindiği gibi iki adet klavye yerleşimi standartı bulunmaktadır. Bunlardan “Q” klavye düzeni “F”
e göre dünya üzerinde daha fazla kullanıcı sayısına sahip bir oluşum
olma özelliğini korumakta. Kullanıcıların klavyedeki tuşlara daha kolay
bir şekilde hükmedebilmesi için geliştirilen bu sistemleri dizüstü
bilgisayarınızı satın alırken seçebilirsiniz. Eğer bilgisayarınızı
aldığınızda kullandığınızdan daha farklı bir karakter setiyle
karşılaşırsanız o zaman üreticini firmadan destek alabilir ve
kullanmakta olduğunuz klavye düzenine göre modifikasyonlar
yaptırabilirsiniz.
4- İşletim sisteminizi güncel tutmaya çalışın
Bilgisayarınızı güncel tutarak güvenlik tehditlerinden ve çeşitli sürprizlerden korunabileceğinizi biliyor muydunuz?
Bunun
için Windows XP içerisinde kullanıcıya oldukça gelişmiş güncelleme
seçenekleri sunan bir bölüm mevcut. Bu seçeneklere masaüstünüzde
bulunan “Bilgisayarım” ikonuna sağ tıkladıktan sonra karşınıza gelecek olan “Özellikler” seçeneğine tıkladıktan sonra “Otomatik Güncelleştirmeler” bölümünden erişebilirsiniz.
Yalnız
burada dikkat etmeniz gereken çok önemli bir nokta var. O da, Windows
XP’yi bilgisayarınıza ilk kurduğunuzda güncelleştirme ayarı “Otomatik”
olarak seçilidir ve her gün gece 03:00’da aktif hale geçeceği
belirtilmiştir. Zira gece saat 4’te bilgisayarınızın büyük olasılıkla
kapalı olduğunu düşünecek olursak güncelleme işlemi gerçekleşmeyecek ve
böylelikle sisteminiz tehdit altında olacaktır. Bunun için, buradaki
seçeneklerden size en uygun olanını işaretlemelisiniz. Bizim size
önerimizse kesinlikle “Bana bildir, ancak onları otomatik olarak karşıdan yükleme” seçeneği. Böylelikle yeni güncellemeler çıkınca haberiniz olacak fakat eğer müsaitseniz yükleme işlemini başlatacaksınız.
5- Sürekli elektriğe takılı bir dizüstü bilgisayara mı sahipsiniz?
Dizüstü
bilgisayarlarını genellikle ev ya da iş yerlerinde kullanan
kullanıcıların dikkat etmediği oldukça önemli bir durum vardır. O da,
elektriğe bağlıyken bilgisayarınız içindeki pili çıkarmamaktır.
Böyle
bir durumda şehir elektriğine bağlı güç kablosundan gelen elektrik
pilinizin üzerinden geçerek anakarta ve diğer parçalara ulaşır.
Böylelikle pilinizin ömrü siz farkında olmadan oldukça hızlı bir
şekilde azalır. Bu durumdan kurtulmak için tek yapmanız gereken eğer
bilgisayarınızı uzun süre sabit bir mekanda elektriğe bağlayarak
kullanacaksanız pili çıkarmanız. Bu durumda elektrik akımı direkt
olarak pil aracılığı olmadan bilgisayarınıza ulaşacak ve bu şekilde
pilinizin ömrünü büyük ölçüde arttıracaksınız.
6- Dizüstü bilgisayarıma sıvı dökülürse ne yapmalıyım?
Eğer
böyle bir durum başınıza gelirse yapmanız gereken ilk işlemin
bilgisayarı kapamak ve güçten kesmek olduğunu unutmamalısınız. Çünkü
klavye setleri anakartın hemen üzerinde bulunur ve içerde oluşan sıcak
havanın dışarı atılması için belirli bölgelerde havalandırma boşlukları
bulunmaktadır. Dizüstü bilgisayarınıza kazayla dökülebilecek olan bir
sıvı bu boşluklardan kolaylıkla geçerek kısa devre oluşmasını
sağlayabilir. Böyle bir durum gerçekleşirse de kartlarınızdan herhangi
birinin yanması muhtemeldir. Bu yüzden en çabuk şekilde elektriği
kesmelisiniz.
Ardından
ikinci olarak yapmanız gereken işlemse müdahale edilebilir bir
konumdaysanız sıvı emici bir bez yardımıyla sıvıyı temizleyebilirsiniz.
Eğer yapılabilecekler arasında sıvının fazla miktarda dökülmesiyle sizi
aşan bir durum hissettiyseniz bilgisayarınızı en kısa süre içerisinde
teknik servise götürmelisiniz.
7- Pilinizin ömrünü uzatmaya yardımcı olun
Belki
size şaka gibi gelebilir fakat, sabit bir konumda değilseniz ya da
dizüstü bilgisayarınız elektriği pil üzerinden alıyorsa masaüstü arka
planınıza resim koymaktan kaçınmalı ve de görsel yönden zengin fakat
sistem kaynaklarını zorlayan temalardan uzak durmalısınız. Çünkü bir
arka plan resmi bile %5 – %10 arası pilinizi daha hızlı tüketmenizi
sağlar. Eğer bu tasarrufu %20’lere çekmek istiyorsanız bazı görsel
özelliklerden vazgeçmeniz gerekecek.
Bunun için masaüstünüzde bulunan “Bilgisayarım” ikonuna sağ tıkladıktan sonra açılacak olan menüden “Özellikler”e tıklayın ve buradan da “Gelişmiş” sekmesinde yer alan “Performans” bölümündeki “Ayarlar” butonuna tıklayın. Ardından karşınıza “Performans Seçenekleri” penceresi açılacaktır.
Buradan “En iyi performans için ayarla” seçeneğini işaretleyip işlemi onayladığınız andan itibaren işletim sisteminiz daha az pil ömrü tüketecek konuma gelecektir.
Buradan “En iyi performans için ayarla” seçeneğini işaretleyip işlemi onayladığınız andan itibaren işletim sisteminiz daha az pil ömrü tüketecek konuma gelecektir.
8- Pilinizin ömrünü uzatmaya yardımcı olun
Dizüstü
bilgisayarınızdan İnternet’e kablosuz olarak bağlanıyorsunuz diyelim.
Bu işlem içinse Wi-Fi teknolojisine sahip kartları kullanıyorsunuz.
Eğer pilinizin ömrünün uzun bir şekilde gitmesini gerektirecek bir
durumdaysanız ve eğer İnternet’e bağlanabilmeniz için bir Ethernet
kablosu’nu kullanabiliyorsanız İnternet’e Ethernet aracılığıyla
bağlanmanız yararınıza olacaktır. Bu durum, pil ömrünüzü uzatarak
dizüstü bilgisayarınızı daha uzun süre kullanmanızı sağlayacaktır.
9- Güvenlik tedbirlerini almayı kesinlikle unutmayın
Eğer
bir dizüstü bilgisayara sahipseniz sayısız kolaylıkların dışında
beraberinde oldukça yüksek riskleri de kabullenmişsiniz demektir. Öyle
ki; taşınabilir bir bilgisayar olduğundan çalınma riski masaüstü
bilgisayarla göre oldukça yüksek. Bunun için gerekli önlemleri almalı
ve eğer dizüstü bilgisayarınız çalınsa bile kötü niyetli kişilerin
bilgisayarınız içindeki önemli bilgilere ulaşmamasını
sağlayabilirsiniz.
Bunun
için tek yapmanız gereken bilgisayarınızın BIOS’una ve kullanıcı
hesaplarınıza şifre koymanız. Böyle bir durumda bilgisayarınızı ele
geçiren kişilerin bilgilerinize erişmelerini zora sokabilirsiniz.
Ayrıca çalınan bilgisayarınızın seri numarasını kesinlikle bir yere not
etmeniz gerektiğini unutmayın. Çalınma sonrasında üretici firmanıza
belirteceğiniz olan seri numara bilgisayarınızın bir şekilde teknik
servise gelmesiyle ortaya çıkacaktır.
10- Son olarak birkaç ipucu
Dizüstü
bilgisayarlar taşınabilirliklerinin yüksek oluşu sayesinde
beraberlerinde büyük riskleri de beraberlerinde getiriyorlar. Bu
riskler arasında kullanıcıların başına en fazla gelense düşürme gibi
büyük darbeler geliyor. Dizüstü bilgisayarlar oldukça hassas ürünler
oldukları için bu gibi şiddetli darbelerden büyük ölçüde
etkilenebilirler. Ayrıca elektronik ürünlerin yaşlanmasında rol oynayan
en büyük etkenlerden biri olan tozlanmaya oldukça dikkat etmelisiniz.
Bilgisayarınızı mümkün olduğunda tozsuz bir ortamda kullanarak ömrünü
uzatabilmeniz mümkün.
Ve Bir Not:
Kullanımın konusundaki önerilerin işe yaradığı hiç kuşkusuz
kullanıcılar arasında biliniyor ancak ileri derecede bir bilgisayar
kullanıcısı değilseniz güvenlik riskleri ve internetten
gelecek tehlikelere karşı yapabileceğiniz çokta fazla birşeyin
olmadığını yine de hatırlatalım.


Cilalı-klavye dizaynı ile R200, ilk SideShow kullanan LG dizüstüsü. Bu sayede cihaz kapalı olsa bile dışarıdaki ekrandan kullanılabiliyor. SideShow araçları adını alan mini programlar, gelen mailler veya ekrandaki takvim gibi değişik bilgileri gösterebiliyor. Bu özellik sadece Vista ile kullanılabiliyor.


