Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Temmuz 2007 tarihli yazilar (sayfa 1)Temmuz 2007 tarihli diger ogeler resimler, videolar

Microsoft'un huysuz kadını: Vista Ultimate

Güzelliğine aldanıp peşinden gidenlere maddi manevi çektirmediğini bırakmayan Vista Ultimate'ın arkasına tekmeyi vurma zamanı geldi.Vista Ultimate... Orhan Pamuk kalemle değil de bilgisayarla yazsa, bir romanına şöyle başlayabilirdi: Bir gün bir işletim sistemi upgrade ettim ve hayatım değişti. Ya da fırsat varken ben yapayım.

Olaylar, Microsoft'taki arkadaşların denemem için Vista Ultimate göndermesiyle başladı. İki ay kadar bunu hakkıyla çalıştıracak bir bilgisayar bulmak ve satın almak için uğraştım. Sonunda üzerinde yazılı konfigürasyonunda 2.0 MHz işlemci ve 2 GB sistem belleği olan iki bilgisayar arasında gitmeye başladım. İkisi de T7200 platformunda çalışıyordu ki, bunun T5500'e tercih edilmesi 100 dolar anlamına geliyordu.

Bunlardan biri, kullanmaya alışık olduğum HP'nin Pavilion DV6299EA'sı ve diğeri de Toshiba'nın A200-1BP'siydi. Çok fazla bir yeni oyun fatihi olma beklentim olmadığı için, her ikisinde de DirectX 10 desteği bulunmamasına takılmadım.Yine de görsel performansı düşünerek Toshiba'yı tercih ettim çünkü bunun 256 MB grafik kartı, Turbocache özelliği sayesinde 527 MB belleğe sahipmiş gibi çalışabiliyordu. Böylece Bimeks'e kredi kartımı verdim, yeni dizüstü bilgisayarımı aldım.

Ekranı çalışmayan ilk A200'ümü ertesi gün hiçbir zorlukla karşılaşmadan değiştirebilmem, bozulabilecek moralimi ayakta tuttu. Vista Home Premium yüklü gelen bilgisayarla yaşamaya başladıktan sonra bu tablo bütünüyle değişti. Üzerinde yüklü işletim sistemi 32 bit olan bilgisayara ben de Vista Ultimate'in 32 bitlik versiyonunu upgrade olarak yüklemeye karar verdim.

DVD'yi taktım ve belirttiğim seçimlerimi yaparak yüklemeye başladım. Yükleme işlemi bana fazla gerek olmadan tereyağından kıl çeker gibi gerçekleşince, "bunu kuramayanlar salak olsa gerek" sözleri ister istemez ağzımdan çıktı. O sözün bumerang etkisi ile "sensin salak" diye bana dönmesi beş dakika sürmedi.

Dosya transferini ağ üzerinden yapayım diyerek ağı açmaya çalıştım ama bunun için oluşturulmuş kısayol tuşunda (Fn+F8) tık yoktu. Hızlı başlangıç kitapçığının artık bir anlamı kalmadığını hemen anladım. Ağı açmayı başarmam da para etmedi; XP ile Vista arasında dosya transferi için Bluetooth dahil hiçbir yol bulamadım; gün akşam oldu. Bu arada Fn+ kısayollarının tümünün ortadan kalktığını da öğrendim.

5 GB kapasiteli iRiver MP3-çalarımla kova ile su taşır gibi dosyalarımı aktardım. Film, müzik, vb. yeni taşınılmış evin salonu gibi yığıldı bilgisayarın masaüstüne. Hadi onlarla uğraşmayayım, şu 1.3 megapiksel kamera ile neler yapılıyormuş bakayım, dedim. Kameraya tıkladım, ekran açıldı ama ben yokum.

Girdim internete, bütün Avrupa kan ağlıyor. Çünkü Toshiba'nın Tayvanlı bir firmadan aldığı bu kameraların sürücüsü yok. İş felsefi tartışmaya sardırmış; Vista Ultimate'ı düz mü yüklediniz, yoksa upgrade mi tarzında gidiyor; ne fark eder ki tarzında kıvrılıyor; ve bari çıktığında haberimiz olsun şeklinde son buluyor. Vista'nın en yüksek versiyonunu çalıştıracak şekilde tasarlanan bir bilgisayarda, kameranın sürücüsü ararken en fazla Linux adı ile karşılaşmak da biraz garip, tabii.

Çalışmayan sadece bu değil: DVD-sürücü, aldığı her DVD veya CD için, "abi buna bir format atayım; çiçek gibi olsun" diye bana dönmesi acayip sinir bozucu. 128 MB paylaşımlı ekran kartına sahip eski bilgisayarım HP nx6125'te grafik yetersizliğe takılan içerik, o kadar para verdiğim yeni bilgisayarda bir de yok sayılıyor.

Sadece bu da değil; internetten indirdiğim 340 KB dosya büyüklüğündeki basit bir yapbozu incelemeye alan Vista Ultiamte, "bununla ilgili bilgi topluyorum" diyor; sonra da bu size zararlı diye kapatıyor. Arkadaşımdan geliyor; kaynağına güveniyorum gibi yorumlarınız Vista'yı bağlamıyor.
Aynı durum, diske aktardığınız DivX filmler için de geçerli. Vista için hazırlanmış son Codec'i de yükleseniz, seyredemediğiniz çok sayıda film oluyor. Hatta Vista Ultimate'ta ne kadar ileri giderseniz, geçmişe o kadar saygısızlaşıldığını düşünüyorum.

Uyumsuzluklar bir yana da, ücretsiz eklenti olan açık poker oyunu Hold 'em'de rest ile pass butonları arasında bir metre varken, "Rest çekmek istediğinizden emin misiniz" diye uyarı ekranı çıkarmak ayrı bir saygısızlık. Poker oynarken "Rest! Pardon Pass'mış" deyin bakalım ne oluyor?
Bekleme modundayken kapağını açarak canlandırdığınızda hemen karşınıza çıkan Parola ekranının marşı alması için bazen vurdurmak gerekmesi, bunun gerçek bir görüntü olmadığını gösteriyor. Bu durum genellikle içeride açık klasör ve belge olduğunda ortaya çıkıyor. Bende Norton yüklü olmasının da bu aksamada payı olablir ve hatta deneyimlerime dayanarak öyledir diyebiliyorum.

Hiçbir .pdf dosyası açık değilken, bilgisayarı kapatmaya kalktığınızda gelen "Bir veya birkaç açık .pdf belgesi, sistemin kapanmasını engelliyor" uyarısı tamamen Vista Ultimate'in paranoyaklığı. Yok güzelim öyle bir şey, demek de para etmiyor.

Şiddetli geçimsizlik nedeniyle ayrılmak istediğim Vista Ultimate ile ilişkimiz sadece üzerindeki dosyalara dayanan bir zorunlu birliktelik. Çocuklar büyüyünce biten evliliklerde olduğu gibi, o dosyalarla işim bitince sistem restore edilecek. Tabii bu kolay olmayacak çünkü çalışmayan sürücüler nedeniyle bu dosyalar, DVD'ye yazdırılmak üzere USB bellek ve 5 GB iRiver kullanılarak beni asla yarı yolda bırakmayan Windows XP'nin yüklü olduğu nx6125'e aktarılmak zorunda. Bilgisayarı vermiş bulunduğum eşimden izin almak da cabası. Ferrari'nin önüne at bağlamak zorunda olmak gibi bir şey, yaşadığım.

Bu sorunları en kısa zamanda Microsoft yetkilileri ile ele alarak hem kendime hem de aynı durumda olanlara çare olma niyetindeyim. O yazıya kadar, çektiklerimi sizlerle paylaşma hakkımı saklı tutuyorum.

İflastan dijital kurtardı

Ünlü fotoğraf makinası Leica iflasın eşiğinden dijital ile kurtuldu.
Almanların ünlü fotoğraf makinesi üreticisi Leica firması, dijitale geçerek iflastan kurtuldu.

Henri Cartier-Bresson ve Robert Capa gibi meşhur fotoğrafçılara ekipman sağlayan Leica, dijitale geçme kararının olumlu sonucunu görmeye başladı ve 2007 baharında kara geçti.

Dijital M serisi sayesinde satışlarını yükselten şirket, 90'ların sonunda dijital devrime ayak uydurma konusunda kararsız kalışı nedeniyle 2005 baharında iflasın eşiğine gelmişti.

Bilgisayar oyunu hasta ediyor

Teknoloji güzel şey... Ama fazlası zarar. Bilim adamları uyardı...
İnternet ve bilgisayar bağımlılığı, tıbbi bağımlılık arasına alındı. Çocukların özellikle bilgisayar ekranı karşısında çok fazla vakit geçirmesi ciddi sorunlara neden olabiliyor.

Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr.Ferhunde Öktem, "İnternet ve bilgisayar bağımlılığı, tıbbi bağımlılık arasına alındı. Çok önemli bir tanı olmaya başladı. Hastaneye çok ağır, hastane koşullarında tedavi edilmesi gereken çocuklar gelmeye başladı" dedi.

Öktem, ekran karşısında çok fazla vakit geçiren çocukların gerçek dünyayı öğrenemediklerini söyledi.

Sanal dünyanın, çocukların yalancı kişilikler geliştirmesinde de etkili olduğunu belirten Öktem, bu etkinin çocukların aileleri ve arkadaşlarıyla arasındaki paylaşımlara da yansıdığını vurguladı.

Nasa Mars Fatihi'ni gönderiyor

NASA Mars Fatihi'ni uzaya gönderiyor. Mars keşif stratejisi tamamlanacak...
Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) cuma günü Mars'a göndereceği uzay aracı Pheonix (Anka Kuşu), Kızıl Gezegen'in buz tabakasıyla kaplı kutup bölgesini ilk kez inceleyecek ve arktik bölgede geçmişte ve mevcut olası yaşam biçimlerinin izlerini bulmaya çalışacak.

NASA'nın Mars'ta su arayış stratejisi son yıllarda sıra dışı keşifler yapmasını sağlarken, Phoenix, ilk kez Mars toprağında buz biçimindeki suya dokunarak ve analiz ederek Mars keşif stratejisini tamamlamayı amaçlıyor.

Sıvı haldeki suyun, toprağın kimyasını ve mineral yapısını nasıl değiştirdiğini ölçerek Kızıl Gezegen'in kuzey kutbundaki buzun tarihini inceleyecek Phoenix aracı, ayrıca Mars kutup çevresinin ilkel mikroplar için uygun bir yaşam alanı olup olmadığını görme olanağı sağlayacak.

İki güneş paneli açıldığını 5 metre genişliğe ulaşan ve 1,52 metre uzunluğu bulunan Phoenix uzay aracı, 10 cm kadar derinlikte bulunduğu tahmin edilen buz tabakasına ulaşabilmesi için toprağı kazacak 2,34 metre uzunluğunda bir robot koluyla donatıldı.

Bu kola eklenen bir kamera ile bir sonda toprağı ve bulduğu buzu inceleyecek Phoenix'in, Mars atmosferinde asılı su ve tozu lazerle ölçecek meteorolojik ölçüm araçları da bu misyon sırasında 3 ay süreyle hava durumunu gözleyecek.

NASA'nın düz ve kayalık olmayan bir araziye indirmeyi planladığı Phoenix, görevini sıfırın altında 73 ila sıfırın altında 33 derece santigrat sıcaklıkta yapacak.

Mars atmosferine giriş hızını azaltmak için önceki uzay araçları gibi bir termik kalkan kullanacak ve sonrasında saatte 210 km hızını düşürmek için bir süpersonik paraşüt açacak uzay aracı, daha sonra üç ayağı üzerine yumuşak iniş yapmak için retro-füzelerini ateşleyecek.

8 ay sürecek yolculuktan sonra Kızıl Gezegen'e ulaşması planlanan uzay aracı, NASA için Arizona Üniversitesinin Lockheed Martin şirketi, Jet Motorları Laboratuvarı ve Kanada Uzay Ajansıyla yaptığı işbirliğiyle üretildi.

Kennedy Uzay Merkezinden cuma günü Delta 2 tipi bir füzeyle uzaya fırlatılması öngörülen Phoenix, mayıs 2008'de Kızıl Gezegen'e iniş yapacak.

Uçan daireler gerçek olacak

Uçan daireler yakın zamanda gerçek oluyor. Hemde bunlar çevre dostu.
Hava mühendisleri çevreye daha az zarar veren uçaklar tasarlayarak uçuşla ilgili kavramlarda kökten değişimler yaratmayı planlıyor. Bunlardan bir tanesi de geleceğin çevre dostu uçan daireler.

Hollanda’daki Delft Teknoloji Üniversitesi üyesi Etnel Straatsma, kanatları olan silindir bir gövdeden kurtulmak istediğini belirtti. Straatsma’ya göre geleceğin uçağı uçan daire şeklinde olacak. Straatsma ve diğer mühendisler daha hafif maddeler kullanarak çevre dostu pervaneli uçaklara geri dönmek gibi projeler üzerinde de çalışıyor. 

Projenin “greenliner” ögesinin, havayı kirleten unsurların oranını ve sesi azaltan tasarımı ise uçan daire şeklinde.

Bugün hava nasıl şemsiye?

Sadece yağmurdan korumakla kalmıyor, ne zaman yağacağını da haber veriyor...
Ambient Devices adında, internetten gelen verileri her gün kullandığımız ürünler üzerinde uygulayan bir firma, tutma yerinde radyo alıcısı bulunan ve 150 değişik şehirdeki hava durumunu kablosuz internet sayesinde anında kullanıcıya ileten bir şemsiye geliştirdi.

Eğer önümüzdeki 12 sat içerisinde yağmur yağacaksa, şemsiyenin tutma yerindeki ışık kendi kendine yanıyor ve sahibine haber veriyor. Tutma yeri sizi çok hafif titremelerle uyarıyorsa, bu çok hafif yağmur çiseleyeceğinin göstergesi. Eğer bu titreşim kuvvetliyse gök gürültülü sağanak yağmura hazır olun.

Firma sözcüsü Mark Prince, "Ambient Şemsiye adı verilen bu ürün Internet verilerini nasıl günlük eşyalarımızda kullanabileceğimizin en güzel kanıtı. Bu şemsiyeyi kapının hemen dışına bıraktığınızda binadan çıkarken şemsiyenin görüntüsünden sizi nasıl bir havanın beklediğini görebiliyorsunuz. Eğer herhangi bir gösterge yoksa şemsiyeyi yanınıza almanıza gerek yok demektir," diye konuştu.

Amerika Birleşik Devletlerinde bu hafta satışa sunulacak şemsiyenin fiyatı 140 dolar. Fakat satın aldıktan sonra bir de şirketin müşteri ilişkileri ile temasa geçip internet bağlantısını 'aktive' etmeniz gerekiyor.

Kalp krizini haber veren kolye

Kalp krizinin gelişini önceden haber veren kolye icat edildi.
Kalp hastaları için umut olabilecek gelişme: Kalp krizinin gelişini önceden haber veren kolye icat edildi.

Uluslararası Elektrokardiyoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Bülent Görenek, hastaların yanlarında taşıyabilecekleri kolye şeklindeki küçük cihazlarla kalp çarpıntısı sırasındaki EKG’lerini hekimlerinin bilgisayarlarına ulaştırmalarının mümkün olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Görenek, özellikle kalp çarpıntısı yakınması olan hastaların her çapıntıları olduğunda hastaneye ya da hekime ulaşmasının gerekli olmadığını ifade ederek, şunları kaydetti: “Bu sistemde hekim bir cep telefonu mesajıyla uyarılıyor. Bilgisayarında hastanın yolladığı EKG’yi görüyor. Daha sonra da hastasını arayan hekim, hemen hastaneye gitmesini ya da telaş etmemesini söylüyor.”

Bittorent admin tutuklattı!

Telif hakları ihlaline karşı alınan sert tedbirlieri hayata geçiren İspanya Emniyet Müdürlüğü geçtiğimiz gün iki torrent sitesini kapattırdı. Todotorrente.com ve trackertdt.com isimli iki site hem kapatıldı hem de konu ile ilgili üç administrator (sistem yöneticisi) tutuklandı. Haklarında "telif yasaları ihlali" gerekçesi ile dava açıldı.

Todotorrente.com İspanya'nın en aktif torrent sitelerinden biri ve binlerce kullanıcısı bulunuyor. Açılan davada sitenin telif hakları sahiplerini en az 500.000 Euro zarara uğrattığı ve bu arada 30.000 Euro haksız kazanç elde ettiği iddia ediliyor.

Bu işlem İspanya'da ilk defa olmuyor. Geçtiğimiz yıl aynı gerekçe ile bir çok torrent sitesi kapatılmış ve yaklaşık 15 sistem yöneticisi tutuklanmıştı.

Çok fonksiyonlu otomobil

Bu otomobil keyfine düşkün tüketiciler için koltuk şeklinde, yatak da oluyor...
1 kişilik koltuktan, iki kişilik yatağa kadar farklı versiyonları bulunan Armchair Cruisers’lar aküyle çalışıyor ve joystickle kullanılıyor. Sessiz, çevreci ve sorunsuz olarak tanımlanan koltuk otomobillerin fiyatı 3 bin 995 bin dolardan başlıyor. Armchair Cruisers yetkilileri, ürettikleri sıradışı aletin yoğun trafikten bıkanlar için birebir olduğunu belirtiyor.

Doğuştan şizofren fare

Herşey deney için... Bilim adamları genleri ile oynadı, ortaya şizofren fare çıktı.
ABD’de şizofreni hastalığını daha iyi anlamak için, bir farenin genleriyle oynanarak akıl hastası olarak roğması sağlandı.

Johns Hopkins Üniversitesi uzmanları, insanlarda şizofreniyle ilişkilendirilen bir geni fare yumurtalarına ekledi. Böylece fareler doğuştan şizofren olarak dünyaya geldi.

Denek farelerinin şizofrenler gibi depresyon ve hiperaktivite sorunları yaşadığı bildirildi. Hayvan hakları savunucuları ise farenin bilerek akıl hastalığına mahkum edilmesini kınadılar.